TIBBI HATA NEDIR?
Tıpta tedavi sürecinde yapılan yanlış teşhis, eksik ya da yanlış tedavi, tedavi uygulanırken herhangi bir sağlık personelinin yaptığı beceri veya eğitim eksikliğine dayanan davranışlara verilen addır. Bu süreçte hastanın fiziki durumunu etkileyen hastada ağır yaralanma, uzuv eksikliği ya da hastayı ölüme götürebilen tıbbi standartların altında verilen hizmetten kaynaklanan problemlerdir.
Sağlık hizmeti verebilen poliklinik hastane eczane doktor ofisi bakım evleri gibi yerlerde görülme olasılıkları yüksektir. Tıbbi müdahalede bulunan kişinin tedavi sürecini olumsuz etkileyecek aksatacak veya çözümsüz bırakacak yanlışlar yapmasıdır.
TIBBI HATA TURLERI NELERDIR?
Tıbbi hata türleri aktif hatalar ve gizli hatalar olarak iki gruba ayrılırlar. Aktif hatalar aksamanın anında hissedilen sonuçlarını direkt gözlemleyebildiğimiz hata türleridir. Gizli hatalar ise sağlık personelinin kontrolünde olmadan gerçekleşen tedavinin devam aşamasında yapılan ihale hatalardan kaynaklanır. Bunlar tedavi gören kişinin tedavi sürecini sağlıklı tamamlamasına engel olabilen her türlü etkenlerdir.
Aktif hatalar; tedaviyi yapan kişinin tedavi işlemini uygularken yaptığı hatalar, yanlış tedavi uygulamak ve doğru işlemi yanlış uygularken yapılan hatalar olarak üç başlıkta inceleyebiliriz.
Gizli hatalar; tedavide verilen yanlış ilaç, tanı koyma işlemi sırasında yapılan hatalar, sistem eksikliğinden kaynaklanan hatalar, cerrahi hatalar ve tedavi devam aşamasında olabilme ihtimali yüksek olan enfeksiyon düşme ve kan transfüzyonu gibi hatalar olarak alt başlıklarda incelenir.
TIBBI HATA BILDIRIMI
Tedavi sürecinde karşılaşılan bu tıbbi hatalar sonucu bir mağduriyet yaşanması durumunda direkt olarak bu sorun bildirilmelidir. Bu problemin tekrar edilmemesi açısından tekrar edilmesine karşı önlem alınması bakımından önemlidir. Bu tarz hatalardan hatanın araştırılması hatanın risk düzeyi ve hatanın mevcut durumda tekrarı olmamalıdır.
Tıbbi hatalarla karşılaşılması halinde tedavi sürecinde olan hasta bu hatadan ne kadar etkilenmiş, hatanın çözüm sürecinde tedaviyi gören kişiyi en az hasarla kurtulmalıdır. Tedavisinin sağlıklı tamamlanması gerekmektedir, bu tedavi süreci atlatıldıktan sonra hata görülen kurumda yapılan ihmal tartışılmalı ve bu ve bunun benzeri hataların tekrarlanmaması için gerekli önlemler alınmalıdır.
Tazminat Davası Açma Süresi (Zamanaşımı)
Tedavi sürecinde problem yaşayan maddi manevi pek çok hasara uğramanın ardından kişi bu hata fark edildikten ve tıbbi hata olduğuna kanaat getirilmesinin ardından geçen 1 yıl içinde bir de olay fark edilmesinin ardından koşul fark etmeksizin 5 yıl içinde bu hasara sebep olan kişi veyahut kuruma yazılı olarak başvuru yapıp maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Ancak dava açılmadan önce ameliyat ya da tedavi öncesi imzalanan formda doktorun sorumluluk kabul etmediği maddeleri ve belirlenen olasılıklar haricinde bir hatanın meydana gelip gelmediği kontrol edilmeli ve şartlar kesinse dava açılabilmektedir. Davanın açılmasının ardından karşı kurum veya kişiden davanın reddedilmesi durumunda olay 60 gün içerisinde yargıya taşınmaktadır. Doktor hatası olduğu kabul gördüyse tam yargı davası açılabilmektedir.
Belirlenmiş tıbbi bir hata olmadan doktorun veyahut doktorun bağlı olduğu kurumu haksız yere zarara uğratmak, adını lekelemek için yapılan girişim sonucu açılan davalarda tıbbi hata sonucu mağdur olan kişi ve tazminat davasının muhatabı olan kişinin öğrenilmesinin ardından 2 yıl ve tıbbi hatanın görülmesinin ardından geçen 10 yıl ardından tazminat davası zamanaşımına uğrar. Başvurusu yapılan dava haksız fiilden değil ise ceza zamanaşımı davası ile dava tekrar görülebilmektedir. Tıbbi hatayı yapan doktora ya da kuruma vekalet sözleşmesinin maddeleri gereğince açılabilecek davanın suresi 5 yıldır. Doktor hastanın tedavisini tamamlamadığında ya da ameliyat sırasında kullanılan malzemelerden biri hastanın bedeninde kaldığında bu dava açılabilmektedir.




