Tıbbi hata tazminatı davasında temyiz yoluna başvurulabilir mi sorusu beraberinde birçok kavram bilgisi gerektiren bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Öncelikle tıbbi hataların tanımı olarak bilinen Malpraktis kelimesi, Latin dilleri kökeninden gelen mal (kötü) ve praktis (pratik, uygulama) kelimelerinin birleşimi ile türeyen bir kelimedir. Doktorluk ve hastane faaliyetlerinin kusurlu oluşunun ifade edilmesi anlamında kullanılıyor. Hasta ve yakınları bu terimle adlandırılan kaza ve olaylardan kaynaklanan zararlarını hukuk ile çözüme kavuşturabilme, zararlarını temin edebilme imkanına sahip olabiliyorlar.
Tıbbi Hatalara Örnekler Nelerdir?
- Hastaya gerekli testler yapılmadan tanısının konulması,
- Cerrahi müdahalede kullanılan araç ve gereçlerin gerekli standartlara (hijyen kurallarına vb.) uygun olmaması,
- Hastaya bozuk yemek verilmesi, testlerinin hatalı yapılması, yanlış tedavi uygulanması
- Akıl sağlığının bozuk olduğu bilinen hastanın kontrol edilmemesi nedeniyle intihar etmesi, yetkisiz tedaviler
- Hastanede meydana gelebilecek yangın vb. tehlikelere karşı gerekli tedbirlerin alınmamış olması
olarak tıbbi hata tazminatı davasında temyiz yoluna başvurulabilir mi konusu ile ilgili tıbbi hatalara örnek verilebilir.
Başvurulacak Hukuk Merciinin Ayrımı Nasıl Yapılır?
- Devlet hastanelerinde gerçekleştirilen hatalı uygulamalarda idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Dolayısıyla devlet hastaneleri ile hastalar arasındaki davalar, idari yargılamaya konu edilir ve uyuşmazlık konusunda tam yargı davası açılabiliyor. İdare mahkemesi nezdinde görülecek olan bu tip tam yargı davalarının açılmasından önce İYUK 13. maddesi uyarınca ilgili idareye başvuru yapılmalı ve dilekçe ile tazminat talebinde bulunulmalısınız. Başvurunun reddedilmesi halinde idare mahkemelerince açılacak olan tam yargı davalarında öncelikle hizmet kusurunun tespiti sağlanmaya çalışılır. Kusur tespitinin sağlanamaması halinde ise somut olayın gereklerine göre idarenin kusursuz sorumluluğunun uygulanıp uygulanamayacağı hususu bu bağlamda irdelenir.
- Özel hastaneler, muayenehaneler, tıp merkezleri vb. gibi özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri tarafınca izin usulüyle gerçekleştirilen hatalı uygulamalarda hekim ve hasta arasında yer alan duruma göre Türk Borçlar Kanunumuzun vekalet sözleşmesi ve eser sözleşmesi (estetik cerrahi uygulamalarında) uygulanmaktadır. Bu nedenle hukuk mahkemeleri bünyesinde açılacak olan maddi ve manevi tazminat davalarında zarar, kusur ve illiyet bağının varlığı aranır.
TEMYİZ
Temyiz; ayırt etme, seçme, ayırma; hukukta, doğruyu yanlıştan ayıran kuruldur. Bir mahkeme hükmü ile bu hükmün dayandığı muhakemenin hukuki açıdan, yüksek mahkemede bir defa daha tetkiki imkânını sağlayan kanun yoludur.
Tıbbi hatalardan doğan davalarda bazı hususların gerçekleşmesi ile kişi temyize başvurabiliyor. Tıbbi hata tazminatı davasında temyiz yoluna başvurulabilir mi konusunun örnek üzerinden incelenmesi gerekilirse:
Örnek 1
Adli Tıp raporu ile işgücü kaybının oluşmasında kazadan sonra davacının tedavisini üstlenen davalı doktorların da 1/8’er oranda kusurlu olduklarının tespit edildiği ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 4.483,88 TL. tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkeme tarafından talep edilen istemin haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu ve zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Örnek 2
Mahkemece, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu aracılığı ile düzenlenen raporda, çıkık ve kırığın toplam K teli ile tespit edilmesi ameliyat tekniğine uygun bir girişim olduğu, gelişen lunatum avasküler nekrozun ve naviküler kırık hattında oluşan kaynamamanın komplikasyon olduğu, yapılan ameliyatla olmadığı bu cihetle hekime kusur atfedilemeyeceğinin açıklanmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Özetle başlıkta belirtilen tıbbi hata tazminatı davasında temyiz yoluna başvurulabilir mi sorusunun cevabı evet olarak verilebilir. Tabii ki örnek olarak verilen vakalara bakıldığı zaman kişinin kendi davası ile karşılaştırma yapması gerekir. Bu sebeple daha ayrıntılı bilgi için bizimle iletişime geçebilir ya da gerekli konu ile ilgilenen geniş kapsamlı yayınlardan faydalanabilirsiniz.




