Deniz hukuku; denizlerdeki ticareti, işveren ve işçi arasındaki ilişkileri düzenleyen bir alt hukuk dalıdır. Türk bayrağı taşıyan gemilerin, bu gemilerde çalışanların ve işverenlerin akarsu, göl ve denizlerdeki durumu 854 sayılı Deniz İş Kanunu’yla düzenleme altına alınmış durumundadır.
Yaşanan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Deniz İş Kanunu ve buna bağlı yönetmelikler kullanılır. Bu hukuk dalı, okyanus ve deniz sularının kullanımı hususunda meydana gelen sorunları hukuksal bakımdan inceler. Uluslararası hukuka bağlı olan deniz hukuku; Deniz Özel Hukuku ve Deniz Kamu Hukuku olarak ikiye ayrılır.
Deniz ticareti hukuku, bu alandaki özel hukukun bir alt dalıdır. Bu özel hukukun konusunu deniz üzerinden yapılan ticari faaliyetler oluşturur.
Devletlerin münhasır hâkimiyet hakkına sahip olduğu su alanları, kıta sahanlığı ve karasuyu deniz hukukunun kurallarıyla belirlenir. Devletler, uluslararası statü kazanan denizlerden bu hukuk dalının belirlediği kurallar vasıtasıyla yararlanır. Uluslararası deniz hukukunun tatbik edilmesi –tıpkı diğer uluslararası belgeler gibi- taraf devletleri kapsar.
Okyanusların ve denizlerin devletler arasında paylaşımı, buralarda işlenen suçlar ve gerçekleştirilen bütün faaliyetler deniz hukukunun muhtevasına dâhildir.
MMT Hukuk ve Danışmanlık, deniz ticaretinden doğan alacak davalarında ve takiplerinde, deniz ceza hukukunu ilgilendiren davalarda ve buna benzer tüm süreçlerde profesyonel destek sunar.
Tazminat, tespit ve diğer dava çeşitlerine yönelik avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri MMT Hukuk bünyesinde kendine yer bulur. Yetkin ve uzman kadrosuyla varlık gösteren MMT Hukuk, deniz hukuku alanındaki zengin bilgi birikimini ve deneyimini müvekkilleri için en doğru şekilde kullanır.
Deniz Hukuku Neleri Kapsar?
- Deniz ticaretinden doğan dava süreçleri, alacakların takibi,
- Rehin haklarının tatbiki,
- Gemi sicilden terkin ve ipotek tesisi,
- Deniz ceza hukukunu ilgilendiren davalar,
- İhtiyâtî tedbir davaları,
- Ziyâî ve kaybî hâllerinin tespit edilmesi, bunlara ilişkin tazminat davaları,
- Gemi siciline tescil,
- Gemilerin tutuklanması ve tutuklu gemilerin kurtarılması,
- Yüklerin hasarı,
- Gümrük liman problemlerinin çözümü,
- Deniz ticareti sözleşmeleri,
- Tayfa, kaptan, Kırkambar, yat ve gemi inşa, alım satım, navlun, çarter sözleşmelerinin hazırlanması, denetlenmesi,
- Milletlerarası deniz hukukuna yönelik protokollerin ve anlaşmaların yorumlanması,
- Boşaltma ve yükleme alanlarında hukuki danışmanlık bunlardan bazılarıdır.
Deniz Hukuku Kavramları Nelerdir?
Deniz hukukunun doğru anlaşılabilmesi için bilinmesi gereken kavramlardan bazıları şöyle açıklanabilir:
1.Gemi
Pek küçük olmayan, yüzme özelliği bulunan, tahsis edildiği amaç su içinde yüzmesini gerektiren her araç ‘gemi’ olarak tanımlanır. –Velev ki kendi kendine hareket etme imkânı bulunmasın.- (Türk Ticaret Kanunu m. 931)
2.Ticaret Gemisi
Su içerisinde ekonomik menfaat elde etme amacı doğrultusunda hareket eden yahut fiilen böyle bir amaç muvacehesinde kullanılan gemilere ticaret gemisi denir. Kimin hesabına, kimin adına veya kim tarafından kullanıldığı fark etmeksizin bu araçların tamamı ticaret gemisi hükmündedir.
3.Gemi Adamı
Deniz hukuku kavramları içinde önemli bir yer tutan ‘gemi adamı’nın tanımı şöyle yapılmıştır:
Bir işveren ile yapılmış iş sözleşmesi gereğince gemide çalışan kişiler hukuk ıstılâhında gemi adamı olarak kabul edilirler.
Örneğin;
- Kaptan,
- Zabitler ve yardımcı zabitler,
- Yardımcı hizmet personeli,
- Tayfalar bunlardan bazılarıdır.
4.Gemi Sicili Tutulması
Bu işlem, ilgili bölgede deniz ticareti işlerine bakmaktan sorumlu Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görev alanına girer. Eğer bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi yoksa gemi sicili Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin gözetimi altında tutulur.
Türk gemileri için yetkili olan yerler ise; liman başkanlığı bünyesinde çalışan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından uygun görülen bölgelerde vazifeli sicil müdürlükleridir.
Deniz Ticareti Hukukunda Gemilerin Sicile Tescili İşlemleri Nasıl Yapılır?
- Gemilerin sicile tescilini sadece mâliki ya da mâliklerinden biri –dilekçe yazılmak şartıyla- talep edebilir. Gemiler bu talep üzerine sicile tescil olunurlar.
- Türk gemileri, bağlı bulundukları gemi bağlama limanı bünyesindeki sicil müdürlüğünce sicile tescil olunur.
Yabancı sicile tescil Olunmuş gemiler Türk Gemi Siciline tescil edilebilirler mi?
Bir Türk gemisinin daha evvel yabancı bir gemi siciline tescil edildiğini ve kayıtlı bulunduğunu varsayalım. Bu geminin daha sonra da Türk Gemi Siciline kaydedilebilmesi için, yabancı gemi sicilinde kaydının bulunmadığını kuvvetle muhtemel gösteren belgelere ihtiyaç vardır. Söz konusu belgeler sicil müdürlüklerine sunulmalıdır. Bu durumda Türk Gemi Siciline kaydolması mümkündür.
5.Gemi Tasdiknâmesi
Gemiler Türk Gemi Siciline tescil edildikleri zaman geminin sicile kaydolduğuna ilişkin sicil müdürlükleri tarafından bir gemi tasdiknâmesi düzenlenir.
Bu tasdiknâmede gemilerin Türk Bayrağını çekme hakkına sahip bulunduğu gösterilir. Ayrıca gemilerin tescili için gereken belgelerin gemi mâliki tarafından ibraz edilmiş olduğu belirtilir.
Deniz İş Kanunu Hangi Gemi Çalışanlarına ve Hangi Nitelikteki Gemilere Uygulanır?
Deniz İş Kanunu; akarsularda, göllerde, denizlerde Türk Bayrağını taşıyan, en az 100 veya üzeri grostonilatoluk gemilerde belli bir hizmet akdiyle görev yapan gemi adamlarına uygulanır. Ayrıca bunların işverenleri hakkında da tatbik edilir.
Ancak bu şartların bir istisnâsı vardır. Şöyle ki;
- Bir işveren tarafından işletilen 5 yahut daha fazla gemi bulunuyorsa, mezkur gemilerin büyüklüğüne bakılmaksızın bu işvren de yine Deniz İş Kanunu hükümlerine tâbî olacaktır.
Not: Gemiler bakımından uluslararası çerçevede kararlaştırılan büyüklük birimine ‘Grostonilato’ denir.
Deniz İş Kanunu Kapsamında Gemi Çalışanının Hakları Nelerdir?
Bunlar;
- Yıllık izin hakkı,
- Ücret alma hakkı,
- Fazla çalışma yapıldığı takdirde fazla çalışma ücreti alma hakkı,
- İhbar tazminatı alma hakkı,
- Kıdem tazminatı hakkı şeklinde sıralanabilir.
Gemi Adamı için Düzenlenen Sözleşmelerinin Feshi hangi hallerde Haklı Bir Gerekçeye Dayanır?
- Gemi adamı gemide çalışmayı sürekli olarak engelleyecek bir hastalığa yakalanmışsa,
- Gemi herhangi bir nedene dayalı olarak 1 ay veya daha fazla bir süre boyunca seferden kaldırılmışsa,
- Gemi adamının âdâba, ahlâka, denizciliğin iktizâ ettiği kurallara muhalif hareketleri varsa,
- Gemi adamından sâdır olan davranışlar taraflar arasındaki hizmet akdine aykırı ise yahut iş çalışma şartlarına veya kanuna uymuyorsa,
- Gemi adamı çalışmaktan men edilmişse, hapis ile cezalandırılmışsa veya tutuklu bulunuyorsa, bu sebeplerden dolayı çalışması imkânsız hâle gelmiş ise;
Tüm bunlar fesihin haklı olarak görülmesi için yeterlidir.
Gemi Adamı Kendisinin Sözleşmesini Feshedebilir mi?
Evet. Lâkin gemi adamlarının kendi sözleşmelerini feshi de yine haklı bir gerekçeye dayanmak durumundadır. Bu sebepler ise şunlar olabilir:
- Devamlı olarak gemide çalışmasına mânî bir rahatsızlık meydana gelmesi,
- Geminin 30 gün veya üzerinde bir süre ile seferden kaldırılmış olması,
- İşverenin âdâba, ahlâka, denizciliğin gerektirdiği kurallara aykırı yönde hareket etmesi,
- İşveren davranışlarının taraflar arasında gerçekleştirilen hizmet akdine uymaması veya iş çalışma koşullarıyla bağdaşmaması,
- Gemi adamına verilecek ücretin hizmet sözleşmesinde belirlendiği gibi ödenmemesi.
Deniz İş Hukuku Davalarına Hangi Mahkemeler Bakar?
Taraflar arasında bu hukuktan kaynaklı bir hukuki ilişki varsa, bu davalara bakma salâhiyeti bulunan mahkemeler iş mahkemeleri olacaktır.
Deniz Ticareti Hukuku Davalarına Hangi Mahkemeler Bakar?
Bu kapsamda açılacak davalar ise ticaret mahkemelerinin faaliyet alanına girer.
Deniz hukuku ile ilgili daha fazla bilgi için MMT Hukuk Danışmanlık ile irtibata geçebilirsiniz. Bu alandaki maddi ve manevi haklarınızın tazmini için deneyimli avukatlarımızdan yardım alabilir, dava süreçlerinizi maddeten ve mânen yıpranmadan kolay bir şekilde atlatabilirsiniz.




