Tıbbi hata tazminatında hastanın kusur durumu nasıl değerlendirilir sorusunu sormadan önce tıbbi hata tazminatını ve dikkate alınması gereken bazı unsurları öğrenmek ve değerlendirmek daha doğrudur. Tıbbi hata tazminatı süreci yargıya da taşınabilir bir olay zinciridir.
Tıbbi Hata Tazminatı Ne Demektir?
Tıbbi hata, ilgili sağlık kuruluşlarında sağlık çalışanının gerekli bir bilgi donanımına sahip olmamasından, dikkatsizliğinden veya ihmalinden kaynaklı olarak hastanın etkilendiği durumdur. Tıbbi hata müdahale sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilir. Tıbbi hatadan hastayla ilgilenen herhangi bir sağlık çalışanı sorumlu olabilir. Tıbbi hata, bu aksaklıklardan dolayı hastada oluşan sorunlardır.
Tıbbi hata tazminatı tıbbi hatadan dolayı hastanın gördüğü zarar üzerine maddi ve manevi zararının karşılanması için kuruluştan talep ettiği ödemedir. Bu ödeme hastanın gördüğü zararın boyutuna ve kusur durumuna göre değişiklik gösterilebilir.
Bu tazminatın amacı mağduriyeti gidermek ve başka hastaların başına gelmemesi için tedbir almaktır. Hasta kişi bu tazminatı maddi veya manevi ya da ikisini bir arada olacak şekilde talep edebilir. Maddi tazminat, ekonomik olarak giderilen zarardır. Maddi tazminatta hasta kişinin kalan tedavisinin bedeli veya bu süreçte kaybettiği gelir kaybı gibi durumlar karşılanabilir. Manevi tazminatta ise kişinin tıbbi hatadan dolayı maruz kaldığı psikolojik zarar karşılanır. Bu şekilde kişinin maruz kaldığı tıbbi hata azaltılmaya çalışılır.
Bütün bu süreçler işlendikten sonra tazminatın şekline karar verilir. Bu aşamada hastanın durumu etkilendiği ölçü ve ileri yaşantısında yaşam kalitesinin ne ölçüde etkileneceği göz önünde bulundurulur. Tıbbi hata kanuna taşınır ve uzman kişiler yargı yolunda da doğru kararı verir. Yargı kararı sonucunda hukuki sürece göre sonlanma sağlanır. Her tıbbi hata yargıya taşınmayabilir. Kurum ve hasta arasında kurulan irtibat sonucu ortak bir kararda buluşulursa süreç o şekilde de sonlanabilir. Bütün aşamalarda tıbbi hata uzman kişiler tarafından değerlendirilir ve süreç belirli kurallar çerçevesinde ilerler.
Hastanın Kusur Durumu Nasıl Değerlendirilir?
Hastanın kusur durumunu değerlendirmede birçok ölçüt vardır. Günümüzde birçok sağlık işleminde işlem yapılmadan önce hastanın rızası alınır. Bu rıza alınmadan önce hastaya süreç kapsamında bilgilendirme yapılır. Hasta sağlık çalışanı tarafından eksiksiz olarak bilgilendirilmelidir. Eğer sağlık çalışanı ya da ilgili işlemin yapıldığı kurum hastayı eksik bilgilendirdiyse bu durumda kusur hastanın sayılmaz. İlgili kurum hatalı sayılır.
Hastaya ilgili bilgilendirme yapıldıktan sonra hastanın izlemesi gereken kurallar anlatılır. Hastanın kullandığı ilaç varsa takibi yapılır ve hasta bu konunun etki edebileceği komplikasyonlar hakkında bilgilendirilir. Belirli bir tedavi yöntemi ışığında izlem yapılır ve hastanın kurallara uyup uymadığı değerlendirmesi takip edilir.
Birçok hastalık ve tedavi sürecinde olduğu gibi tıbbi tazminat konusunda da hastanın önceki sağlık geçmişi de değerlendirme kapsamına alınır. Hastanın önceden yaşadığı sağlık sorunları veya varsa geçirdiği alerjiler bu aşamada önemlidir. Bu faktörler başka durumları da tetikleyebildiği için hem sağlık kuruluşu hem de hasta için önemlidir.
Hastanın davranışı da birçok etken gibi bu etkenlerden biridir. Eğer hastaya geçireceği operasyondan önce yapmaması gereken bir etkinlik veya yememesi gereken bir yiyecek verilmişse ve hasta yine de bu durumu önemsemeyip yapmışsa bu durumda kusur kapsamında sayılabilir. Hasta kurumun kendisine yönelttiği yasakları kendi sağlığı için yapmamalıdır o nedenle hasta kusuru kapsamında sayılır.
Hasta ve kurum arasında bütün bu değerlendirmeler yapıldıktan sonra hastanın veya kurumun hatası olup olmadığına karar verilir. Süreç uygun bulunursa yargıya taşınır ve öyle sonuçlanır. Bazı durumlara göre ise kurum ve hasta arasında da anlaşma sağlanabilir.




