İş kazası tazminatında üçüncü şahsın kusur durumu nasıl değerlendirilir sorusu iş güvenliği açısından açılan davaların genel bir sorusu olarak bilinir. 6331 Sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu İş kazasını; İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen yada bedenen engelli hale getiren olay diye tanımlıyor.

Meydana gelen iş kazaları sonucunda insanlar sakat kalabiliyor veya canlarından olabiliyor. Kaza kelimesinin geçtiği bir olayda kusur kelimesi veya sorumluluk kelimesi de beraberinde geliyor. İş kazası kendisinde hukuki bir olay olduğu için sonucunda ilgili kanun çevresinde sorumluluklar ve görevler konusu devreye giriyor. Meydana gelen bir iş kazasında devrede olan kanun kapsamında ve ilgili mevzuat gereği olay incelemeye başlanıyor. Kazada kusur kavramı burada devriye girmektedir. İş kazasında akla ilk gelen işveren ve işçi olurken, üçüncü kişilerinde sorumluluğu bulunduğu durumlar da göz önüne alınmaya çalışılır. Kusurlu bulunan ya da kusura yol açan kişinin üçüncü kişi olma ihtimali de bulunmaktadır.

İş Kazasında Kusurlu Bulunma İhtimali Olan Üçüncü Kişi Kim?

İş kazası tazminatında üçüncü şahsın kusur durumu nasıl değerlendirilir sorusu için üçüncü kişi söz konusu olabilmektedir. Bu bağlamda üçüncü kişi, kazaya maruz kalan sigortalı ile işveren / işveren vekili dışındaki bütün kişileri olarak tanımlanmaktadır. İş kazalarında hukuken kimlerin sorumlu olacağı, ayrı bir başlık altında sayma yoluyla düzenlenmemiştir. Ancak, kimlerin sorumlu olacağı farklı maddelerdeki düzenlemelerden çıkartılabilir. Buna göre, işveren, işveren vekili, işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları hukuken sorumluluk kapsamındadırlar. Zarar, tamamen üçüncü kişinin kusuru ile meydana gelmiş ise, idarenin hem kusura dayalı hem de kusursuz sorumluluğu ortadan kaldırır. Ancak, zarar üçüncü kişinin kusuru kısmi ise, idarenin sorumluluğu da kısmi olacaktır.

İş kazası tazminatında üçüncü şahsın kusur durumu nasıl değerlendirilir sorusuna yönelik 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında meslek hastalığı, iş kazası ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan ya da ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edileceği belirtilmektedir.

Madde içerisinde belirtilen “üçüncü kişi” kavramının belirlenmesi uygulama açısından büyük önem taşır. 506 sayılı Kanun döneminde savunulan ve 5510 olarak bilinen Kanunun m. 21 hükmü gereğince de önemini korumaya devam eden bir görüşe göre, anılan kavram, işverenin BK. 55 veya 100 (şimdi TBK. M. 66 ve 116) anlamında yardımcısı bulunan, fakat işveren vekili sayılmayan kişilerdir.

İş Kazalarında Üçüncü Bir Kişi Sayılmayan Durumlar ?

Sigortalı olarak bilinenler sosyal güvenlik kanunlarının uygulanması açısından üçüncü kişi sayılamaz. Üçüncü kişi hakkında kusursuz sorumluluk esasları uygulanmaz.

5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre ise iş kazası, hastalık ve meslek hastalığı; kamu görevlileri, erbaşlar ve erler ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, meslek hastalığı ya da iş kazası sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde İş kazası tazminatında üçüncü şahsın kusur durumu nasıl değerlendirilir sorusuna yönelik kusuru bulunan hak sahiplerine ya da iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, kurumca rücû edilmez.

5510 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, üçüncü kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edileceği belirtilmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
You need to agree with the terms to proceed