Hatır taşıması ve hatır için kullanma, trafik hukukunun en önemli kavramlarından biridir. Hatır taşımacılığı; isminden de anlaşılacağı üzere, taşıma faaliyetinin ücretsiz bir şekilde gerçekleştirilmesini ifade eder.
Kişileri herhangi bir ücret almadan bir yerden bir yere görtürmeye hatır taşıması adı verilir. Taşınan kişiyi tanıyıp tanımamak durumu değiştirmez.
Hatır Taşımasına Örnekler
- Bir arkadaşını işine veya okuluna bırakmak,Komşusunu hastaneye götürmek.
- Aracını birine emanet vermek. (Bu durumda araç sahibinin araçta bulunması gerekir. Örneğin; araç sahibi yan veya arka koltuktadır, aracı emanet alan kişi ise arabayı karşılıksız kullanıyordur. Bu, hatır taşımacılığı kapsamına girer.)
- Yolda kalan birini aracına alıp havaalanına veya gideceği başka bir yere götürmek bunlardan bazılarıdır.
Hatır Taşımasının Sonuçları Nelerdir?
Bu durumun beraberinde getirdiği bazı hukuki sonuçları şu başlıklar altında inceleyebiliriz:
Tazminattan İndirim
Hatır taşımacılığında Borçlar Kanunu’nun 43. İle 44. Maddeleri devreye girer. Bu, tazminattan belirli bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılmasını gerektirir. Ne var ki bu, mutlak bir indirimi ifade etmez.
Söz konusu indirimin gerçekleşebilmesi için ‘kusura katılım’ ölçütü devreye girer. Yani meydana gelen kazada, hatır için taşıyan ve taşınan kişi aynı anda kusurlu ise o zaman tazminatta indirim mevzubahis olacaktır.
Ekonomik Yarar Ölçütü
Hatır taşıması kapsamı her ücretsiz taşıma eylemini içine almaz. Taşıyan kimse bu iş için ödeme almasa dahi, herhangi bir ekonomik menfaati varsa hatır taşımacılığından bahsedilemez.
Örneğin; bir kişi bir başkasını ücretsiz olarak memleketine götürdü diyelim. Fakat bunun karşılığında ondan para yerine meyve-sebze aldı. İşte söz konusu davranış, bunu hatır taşımacılığı statüsünden çıkarır. Zira ekonomik bir fayda güdülmüştür.
Hatır Taşımacılığının Hukuki Niteliği
Hukuksal açıdan bir tanım yapılacak olursa: Hatır taşımacılığı, yalnız tek bir tarafa borç yüklemekte olan isimsiz sözleşmedir. Bu sözleşmenin kurulması, taşıyan ve taşınan arasındaki irade beyanıyla gerçekleşir.
Taşıma esnasında trafik kazası vuku bulursa olay mahkemeye intikal ettirilmelidir. Mahkeme bir tazminat cezasına hükmedecektir fakat bu cezaya indirim talep edilebilir.
Kişi aracı sahibine iade ettikten veya araçtan indikten sonra hatır taşıması biter. Dolayısıyla, bundan sonra gerçekleşecek kazalar nedeniyle bu alanda herhangi bir hak talebinde bulunulamaz.
Kişi aracını karşılıksız vermişse ve aracı kullanan kaza yaptıysa, bundan araç sahibi sorumlu olmaz. Ancak sahibinin araç içerisinde bulunması gereklidir. Öte yandan kişinin aracıyla kaza yapana karşı bir sorumluluğu olmamalıdır. Yani kaza yapan ile aracın sahibi arasında, sorumluluk doğuran bir yakınlık bağı bulunmamalıdır.
Ayrıca herhangi bir karşılık gözetilmemelidir. Meselâ, bir kişinin tamir ustasını tadilat işleri için kendi evine götürdüğünü düşünelim. Eğer sürücü bu yolculuk sırasında kazaya sebep olursa, işçi yönünden hatır taşıması indirimine gidilemez. Çünkü bu taşımacılıkta bir çıkar elde etme durumu vardır.
Hastanın tedavisi için eve götürülen pansumancı, hemşire, hasta bakıcı, doktor da bu hükme tâbîdir. Bunlar hatır için taşınmış olmaz, bilakis kendilerinden yararlanılmak için ücretsiz taşınırlar. Dolayısıyla meydana gelen trafik kazalarında normal yolcu taşıma hükümlerinin uygulanması gerekir.
Hatır Taşımacılığında Taşınanın Rızası
Eğer kişinin aracına ücretsiz bir şekilde aldığı kimse bundan razı değilse, yapılan iş hatır taşımacılığı olarak değerlendirilmez. Tam tersine, başka birini onun rızası olmadan aracına zorla bindirip bir yere götürmek suçtur.
Hatır taşımacılığında tazminat belirlenirken ‘ortak kusur’ kavramı dikkate alınır. Bu indirim oranı, Yargıtay ilgili Özel Dairesi’ne göre %20 şeklindedir.
Hatır taşıması ya da ortak kusur indirimi sıralı uygulamaya tâbîdir. Bu noktada önce, sigortanın yaptığı eski ödemelerin güncel bedeli mahsup edilir. Ardından bahsi geçen indirimler uygulanır.




