Gemi sicilleri, geminin kaydolunduğu sicili ifade eder. Bu, önceleri yalnızca geminin milliyetini belirlemek için tesis edilmiş ise de, gemiye ait intifâ, ipotek ve mülkiyet gibi hakların tesisi ve alenî hâle getirilmesi de bu şekilde mümkün olmuştur.

Milli Gemi Sicili Nedir?

Gemi sicili resmi sicillerden biridir. (Medeni Kanun M. 7.)

Herkese açık yani alenîdir. (M. 842). Gemi sicilleri hükümet tarafından tayin edilen yerlerde tutulurlar. (M. 839).

Gemi Sicili Nizamnâmesi (M. 1) tarafından Türk sahilleri on sicil dairesine ayrılmıştır:

  1. İstanbul,
  2. Zonguldak,
  3. Samsun,
  4. Trabzon,
  5. İzmir,
  6. Çanakkale,
  7. Bandırma,
  8. Mersin,
  9. İskenderun,

Sicil daireleri pek çok bağlama limanını içerisine alır. Hangi yatların ve gemilerin Türk Uluslararası Gemi Sicili’ne tescil edilebilecekleri ve gerekli şartlar ‘Türk Uluslararası Gemi Sicili’ başlığında tavzih edilmiştir.

Liman başkanlığında vazifeli sicil memurları gemi sicillerini asliye hukuk mahkemelerinin nezâreti altında tutar. Sicil memurlarının kararına itiraz veya şikâyet için asliye hukuk mahkemesine başvurulabilir. Bölgede ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesine değil ticaret mahkemesine gidilir.

İstanbul’da bu konularla Denizcilik İhtisas Mahkemeleri ilgilenir.

Tescil Bakımından Gemilerin Tasnifi

Ticaret Kanunu’na göre tescil yönünden gemiler şöyle sınıflandırılır:

Tescil Edilemeyen Gemiler

Bunlar, donanmaya mensup olan harp gemilerini, yardımcı gemileri ve münhasıran amme hizmetine tahsis olunan devlet yahut diğer kamu tüzel kişilerinin malı gemilerdir. Bahsi geçen gemilerin gemi siciline tescili yapılamaz.

Tescil Edilebilen Gemiler

Yukarıda mezkur gemiler dışındaki tüm gemilerin sicile tescili mümkündür. Bunları iki kısma ayırabiliriz:

  • Tescili Mecburi Gemiler

18 gros tonilâtoda olan veya bundan daha büyük ticaret gemilerinin tescil edilmesi zorunludur.

  • Tescili İsteğe Bağlı Gemiler

Ticaret gemilerinden 18 gros tonilâto altındaki gemiler buna örnektir. Ayrıca tonilâtosunun ne olduğu fark etmeksizin tescili yapılabilen bundan başka diğer bütün gemilerin sicile tescil edilmesi isteğe bağlıdır. (Denizci yetiştirme gemileri, yatlar, münhasıran; eğitim-öğretim, spor, gezinti gibi amaçlara veya ilmî bir gayeye tahsis olunmuş gemiler vs.)

Her gemi kendi bağlana limanının sicil dairesine tescil edilir. Bağlama limanı bulunmuyorsa veya yurt dışındaysa, mâlikin gemiyi dilediği sicilde tescil ettirme özgürlüğü vardır. (M. 841/2).

Gemi Siciline Tescil Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

Sicilin tescil unsurları Gemi Sicili Nizamnâmesi (M. 63, 64) ve Ticaret Kanunu m. 848 ile belirlenmiştir.

Buna göre, sicile kaydedilecek hususlar şu şekildedir:

Gemiye Ait Olan Kayıtlar

  • Geminin nevi,
  • Gemi adı,
  • Yapımında kullanılan temel malzeme,
  • Nerede inşa olunduğu,
  • Bağlama limanı,
  • Kızaktan hangi tarihte indirildiği,
  • Makina gücü,
  • Resmî ölçüm sonuçları.

Gemi Mülkiyetine İlişkin Kayıtlar

  • Gemi mâliki ya da mâlikleri,
  • Geminin sahibi bir tüzel kişiyse onun adı, merkezi,
  • İktisâb nedeni,
  • donatma iştirâkinde gemi müdürü,
  • Mülkiyet takyitleri ve gemi payları,
  • ntifâ hakkı,
  • Gemi ipoteği,
  • İpotek ve gemi payları üzerinde bulunan haklar,
  • İhtiyâtî tedbirler,
  • Hacizler,
  • Rehin hakları.

Sicilin gemi milliyetini ve gemi üstündeki hakları doğru bir biçimde gösterebilmesi için, bu konularda meydana gelen değişiklikleri vakit kaybetmeden sicil memurluğuna bildirmek şarttır. (M. 849).

Gemilerin Sicilden Terkin İşlemleri

Geminin sicilden kaydı aşağıdaki durumlarda –talep üzerine- silinir:

  • Tamir kabul etmez hâle gelmesi,
  • Kurtarılamayacak şekilde batması,
  • Türk bayrağını çekme hakkının yitirilmesi (Örneğin, cebrî icra yolu ile yurt dışında yabancıya satılmak suretiyle veya başka bir nedenle).

Gemi üzerinde –mevcutsa- ipotekli alacakların, ipotekte hak sahibi olan tüm üçüncü kişilerin muvâfakatı da zorunludur. (M. 851/3).

Tescil edilmesi ihtiyârî olan bir geminin sicil kaydı, sahibinin isteği üzerine sicilden terkin edilebilir. (M. 851/1). Fakat ipotekli alacak varsa, ipotek üzerindeki hak sahiplerinin de buna muvâfakatı aranır.

Geminin sicilden bazı durulmarda sicil memurları tarafından resen terkin olunması da mümkündür.

Şöyle ki;

Tescili muteber olmayan bir geminin tescil edilmesi hâlinde resen terkini gerekir. Yahut sicil memurluğu geminin; Türk bayrağı çekme hakkını kaybetmiş olduğu, tamir göremeyecek duruma geldiği yahut kurtarılamayacak şekilde battığı öğrenilirse Ticaret Kanununun 35. maddesi iktizâsınca sicil memuru evvelâ ilgili kişileri ihbara davet eder.

İlgililer, kendilerine verilen müddet içerisinde itiraz etmezlerse veya mahkeme, ileri sürmüş oldukları itirazları yerinde görmez ise gemi kaydı sicil memurluğunca sicilden silinir. (M. 852).

Tescil edilen bir gemiyle ilgili 20 seneden bu yana herhangi bir kayıt muâmelesi yapılmadıysa, Ulaştırma Bakanlığı’nın verdiği izâhat doğrultusunda da geminin artık var olmadığına yahut denizcilik işlerinde kullanılamayacak duruma geldiğine kanaat getirilirse sicil memurunun teklifi üzerine mahkeme, resen gemi kaydının terkin edilmesine karar verecektir.

Bu durumda 852. maddede yazılı olan merâsime gerek yoktur. Yalnız bunun için gemi üzerinde intifâ ya da ipotek hakkı bulunmaması lâzımdır.

MGS’nde kaydı bulunan bir geminin re’sen veya talep üzerine terkin edilebileceği bir başka hâl, TUGS’ne tescil ettirilmek üzere terkin ettirilmesidir.

Gemi Sicilinde Bulunan Kayıtların Hukuki Önemi

Gemi siciline gemiye dair haklar ve gemi üzerindeki haklara ilişkin hususlar kaydedilir. Bu kayıtları hukuki yönden iki gruba ayırabiliriz:

İzhârî (Açıklayıcı) Kayıtlar

Mevcut bir hukuki hakkı veya durumu vuzûha kavuşturan kayıtlardır. Örneğin; geminin bağlama limanına, ismine dair kayıtlar bunlardandır.

Sicil kayıtları gemi üzerinde mülkiyet hakkının kazanılması cihetinden de açıklayıcı nitelik taşır. Bir başka ifade ile, mülkiyetin devri sicil hâricinde olur. Yeni mâlikin kaydı gemi sicilinde sicilin tashîh edilmesi anlamına gelir.

İhdâsî (Meydana Getirici) Kayıtlar

Bunlar da muhtelif hakları tesis eden kayıtlar arasındadır. Meselâ, intifâ ve ipotek haklarına ilişkin kayıtlar bunlardandır. Söz konusu haklar sadece sicile tescil ile gündeme gelir.

Gemi Sicilinde Yer Alan Kayıtların Hukuki İşlevleri

Bu kayıtlara ait hukuki fonksiyonları anlayabilmek için önce ‘hukuki karîne’ mefhumunu bilmek gerekir. Sicilideki kayıtların bazıları; gemi üstünde, kayıtta gösterilmiş hakların varlığına karîne teşkil eder. Bu karînelerin aksini ispat etmek mümkündür. (M. 884).

Bunlardan bazıları şöyledir:

  1. Kim gemi sicilinde mâlik olarak kayıtlıysa geminin mâliki odur.
  2. Gemi sicilinde kişinin lehine bir intifâ hakkı, ipotek hakkı veya ipotek üstünde bir hak tescil edilmiş ise bu kişi o hakkın sahibidir.
  3. Yukarıdaki haklara ilişkin sicil kaydının terkin edilmesi hâlinde ilgili hak mevcudiyetininin sona erdiği kabul edilir.

Kamu Güveni Prensibi

Gemi sicilinde bulunan bazı kayıtlara güvenilerek hukuki muâmele ile ve iyi niyetle hak kazanmış olan kimselerin bu iktisabları geçerli sayılır. Sicil kaydının doğru olmadığını ispat etmek suretiyle bu hakkı sahibinin elinden almak mümkün değildir.

Kamu güveni prensibi kanun tarafından belli haklar için kabul edilmiş durumdadır. (M. 885).

Şöyle ki;

Gemi ipoteği, intifâ hakkı, ipotek üstündeki bir hak veya mülkiyet bir kimse tarafından iktisâb edilmişse (kazanılmışsa), gemi sicilinin muhtevası o kişinin lehine doğru sayılır. (Bu haklara taalluk ettiği nispette.)

Ancak iktisâb eden kötü niyetli ise veya sicile kayıtlı herhangi bir itiraz varsa durum değişir.

Kişi hukuki muâmele hâricinde farklı bir yol ile hak kazanmış ise, kamu güveni prensibinden yararlanamaz. Örneğin hak iktisâbı miras yolu ile gerçekleşmişse burada kamu güveni prensibinden söz edilemez.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
You need to agree with the terms to proceed